Askeri Görevde Ölüm Sebebiyle Tazminat Sorumluluğu
Askerde “Şahsi Husumet” Nedeniyle Ölümde Devletin Sorumluluğu: Danıştay’dan Emsal Karar
Askerlik hizmeti sırasında meydana gelen ölüm ve yaralanma olaylarında, idare genellikle “Olay iki asker arasındaki şahsi husumetten kaynaklanmıştır, askerlik hizmetiyle ilgisi yoktur” savunması yaparak tazminat sorumluluğundan kurtulmaya çalışır. Yerel mahkemeler de sıklıkla “üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını keser” gerekçesiyle davaları reddeder. Askerlik hizmeti yapısı gereği kişilerin gönüllülüğü esasına dayalı olmaksızın gerçekleştirilen bir kamu hizmeti olduğundan dolayı devletin sorumluluğunun geniş yorumlanması gerekmektedir.
Askeri tazminat nasıl alınır, hangi şartlarda tazminat alabilirim? Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun (İDDK) 18/09/2025 tarihli ve E: 2024/2889, K: 2025/1702 sayılı son kararı, bu sorulara cevap vermesi ve askerlik hizmeti kapsamında devletin sorumluluğunun ne kadar geniş olduğunu göstermesi açısından oldukça önemli niteliktedir.
Olayın Özeti: “Şahsi Kavga ve Komutanın Silahı”
Dava konusu olayda; bir askeri birlikte iki er arasında sözlü tartışma ve kavga yaşanır. Kavgadan sonra komutanlar, tarafları barıştırmak veya ifade almak için odaya çağırır. Ancak bu sırada gerginlik devam etmektedir.
Komutan (Astsubay), beylik tabancasını odadaki dolaba kilitler ancak kavgaya karışan sinirli askeri o odada yalnız bırakarak dışarı çıkar. Asker, dolabı zorlayıp silahı alır ve diğer askeri vurarak şehit eder.
Yerel mahkeme; “Olay şahsi kavgadır, idarenin kusuru yoktur, failin suçudur” diyerek tazminat talebini reddetmiştir. Peki ölüm nedeniyle tazminat alınır mı, askerlik dolayısıyla tazminat alınır mı, alınırsa vefat tazminatı ne kadardır?
Danıştay: “Silah Güvenliği Sağlanmazsa İdare Kusurludur”
Danıştay İDDK, yerel mahkemenin kararını bozarak, olay şahsi kavga olsa bile idarenin “Hizmet Kusuru” olduğuna hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde şu 3 ihmale dikkat çekilmiştir:
- Silahın Güvenliği: Öfkeli ve “kanı kan temizler” gibi tehditler savuran bir askerin bulunduğu odada, silahın dolaba konulup askerin o odada yalnız bırakılması büyük bir güvenlik zafiyetidir.
- Yönetim Hatası: Olayın sıcaklığı geçmeden, tarafların sakinleşmesi beklenmeden yüzleştirilmesi ve bir araya getirilmesi idari bir hatadır.
- Denetim Eksikliği: İdare, kışla içinde askerlerin can güvenliğini sağlamakla, silahların güvenli yerde tutulmasını denetlemekle yükümlüdür.
Müterafik Kusur (Ortak Kusur) Detayı
Danıştay, idareyi sorumlu tutmakla birlikte, vefat eden askerin de kavgayı başlatması veya kavgaya katılması durumunda “Müterafik Kusur” indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Yani; vefat eden asker olayda hatalı olsa bile (kavgaya karışsa bile), bu durum idarenin güvenlik önlemi almama kusurunu ortadan kaldırmaz. Sadece ödenecek tazminat miktarından belli bir oranda indirim yapılır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Bu karar, askeri kışlalarda meydana gelen ve “şahsi suç” olarak nitelendirilen olaylarda dahi idarenin sorumlu tutulabileceğini göstermektedir.
Eğer idare;
- Silah güvenliğini sağlamamışsa,
- Psikolojik sorunu olan veya öfkeli askeri denetimsiz bırakmışsa,
- Olayın büyümesini engelleyecek tedbirleri (ayırma, nezarethane vb.) almamışsa,
Olayın faili üçüncü bir kişi olsa dahi, devlet “Hizmet Kusuru” ilkesi gereği maddi ve manevi tazminat ödemek zorundadır.
Askerlik hizmetini gerçekleştiren kişiler arasında kişisel olarak husumet olsa ve bundan dolayı birbirlerine zarar verseler dahi kişilerin orada bulunma sebebi devletin zorunlu şekilde ifa ettirdiği askerlik hizmeti olduğundan dolayı bu tarz yaşanan olayları kişisel sorumluluk ile sınırlı tutmak hukuka aykırı olacaktır. Bu açıdan Danıştay’ın kararı kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
06.01.2026
Avukat Celal Kazova
